Küçük yaştan beri, bir üniversite öğrencisine maddi ve manevi destek olma, ona ablalık yapma hayalim vardı. Bir gün, hayat bana bu fırsatı sundu. 19-20 yaşlarında genç bir kızla yollarımız kesişti. Gözlerinde büyük bir sevilme arzusu vardı. Bana, “Beni gerçekten sevecek misin? Senin gibi bir ablam olsun çok isterdim,” dedi. Bu cümleler, ruhumun derinliklerine dokundu.
Onun bu içtenliği, savunmasızlığı karşısında kayıtsız kalamazdım. Bir zamanlar ben de küçüktüm; abilerim, ablalarım bana yol göstermiş, elimden tutmuştu. Şimdi ben aynı yolu başkalarına açmalıydım. Bu, hayata karşı bir borcumdu. Evren bana böylesine sevgiye açık bir genç çıkardığında, bu çağrıya kayıtsız kalmam doğru olmazdı.
Bu genç kız üniversitedeydi, bilgiye susamış, meraklı ve öğrenmeye aç biriydi. Psikolojiye olan ilgisi beni etkiledi; alanımla ilgili sürekli sorular soruyordu. Onun bu öğrenme isteği ve samimiyeti, içimdeki rehberlik etme arzusunu canlandırdı. Aramızda bir bağ oluştu. Aynı şehirde olduğumuz zamanlarda, onun için bir abla gibi olabileceğimi söyledim.

Üç ay boyunca mesajlar aracılığıyla iletişimde kaldık. Onun soruları ve sevgisi, bende ona karşı bir şefkat ve ilgi uyandırdı. Kendi gençliğimden izler gördüğüm bu kızın yanında olmayı, ona hayatla ilgili doğru yolları gösterebilmeyi istedim.
Zamanla, onun gençliğin doğası gereği iniş çıkışlar yaşadığını fark ettim. Bir gün “Hastayım” diyor, ertesi gece bardan mesaj atıyordu. Bu durum beni endişelendirdi, çünkü yıllardır üniversite öğrencileriyle çalıştığım için karşılaşabilecekleri tehlikeleri çok iyi biliyordum. Ona rehberlik ederken, gençliğin enerjisine ve bağımsızlık arzusuna saygı duymaya çalıştım. Ancak, onu koruma içgüdüm ağır basıyordu.
Bir yandan ona hayatı daha güvenli ve sağlıklı şekilde deneyimlemesi gerektiğini anlatmaya çalışırken, diğer yandan ona fazla müdahil olmamaya özen gösterdim. Bu hassas denge, zamanla annesiyle ilişkimizde bir karmaşaya yol açtı.
Annesiyle ilgili şunu belirtmeliyim: Kızın bana anlattıklarının bir kısmı, çarpıtılmış bir şekilde annesine aktarılıyordu. Onun annesine doğruyu anlatmaktan çekindiğini, kendi davranışlarını masum göstermek için beni yanlış resmettiğini gördüm. Bu, bir gençlik stratejisiydi; hem annesinin ahlaki sınırlarını test ediyor hem de kendini temize çıkarmaya çalışıyordu. Ancak bu durum, beni bir “hedef” haline getirdi.
Genç bireyler, özgürlüklerini keşfetme sürecinde sınırları zorlar. Bu, bir birey olma çabasının doğal bir parçasıdır. Ancak bu süreçte, çevresindeki iyi niyetli insanlara zarar verebileceklerini fark etmezler. Onun annesine karşı olan bu manipülatif davranışı, aslında hem kendini hem de çevresini anlamakta zorlandığı bir noktada olduğunu gösteriyor.
Annesinin, kızını koruma içgüdüsüyle hareket etmesi ise tamamen doğal. Onun, kızından gelen bilgilere dayanarak beni yanlış anlaması, bu süreçteki en talihsiz durumlardan biri. Ancak burada anneyi suçlamıyorum. Bir anne, evladına olan sevgisiyle hareket eder; bu yüzden onun duruşuna saygı duyuyorum.
Yaşadıklarım beni incitmiş olsa da, bu olaylara kızgınlıkla değil, bir ders olarak bakmayı seçiyorum. Genç bir insana rehberlik ederken, her zaman teşekkür veya takdir bekleyemezsiniz. Önemli olan, doğru olanı yapmaktır. Çünkü bu, sizin kim olduğunuzun bir yansımasıdır.
Bu süreç bana, iyilik yapmanın her zaman kolay olmadığını ve bazen yanlış anlaşılabileceğini gösterdi. Ancak, karşılaştığım zorluklar, benim ilkelere bağlı bir birey olarak doğru olanı yapma konusundaki kararlılığımı asla değiştirmez.
Sevgili genç kız, sana söylemek istediğim birkaç şey var. Annen, bu dünyada seni gerçekten koruyabilecek en değerli kişi. Ona dürüst olmaya cesaret etmelisin. Hayatında seni seven, sana değer veren insanların niyetlerini anlamak ve onların rehberliğinden faydalanmak için açık olmalısın. Seni korumaya çalışan bir insanı yanlış resmetmek, seni uzun vadede yalnızlığa götürür.
Bu hikayeden çıkaracağın dersler senin geleceğini şekillendirebilir. Sana yardım ederken tek dileğim, bir gün doğru yolu bulman ve kendi hatalarının sorumluluğunu alacak cesareti göstermen. İnsan, geçmişteki hatalarından çok şey öğrenir. Umarım sen de, bu süreçte kendini daha iyi tanıyabilir ve annene karşı dürüst olmanın gücünü keşfedersin.
Annenin seni korumak için gösterdiği çaba, bir annenin sevgisinin en saf hali. Onun kararlarına ve duygularına saygı duyuyorum. Bir gün, annene karşı dürüst olduğunda, onun senin için ne kadar büyük bir güvence olduğunu daha iyi anlayacaksın.
Bu hikaye benim için bir son, ama senin için bir başlangıç olabilir. Umarım bir gün, doğru yolları bulur ve kendine zarar vermeden ilerlemeyi öğrenirsin.














