104 yıl sonra hâlâ aynı fikirdeyiz: Egemenlikten, bağımsızlıktan ve Cumhuriyet’ten taviz yok.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷

Albay Kasım Mehmet Teke ile, Anıtkabır Müze Komutanlığında. Ağustos 2026.
104 yıl sonra hâlâ aynı fikirdeyiz: Egemenlikten, bağımsızlıktan ve Cumhuriyet’ten taviz yok.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷

Albay Kasım Mehmet Teke ile, Anıtkabır Müze Komutanlığında. Ağustos 2026.
Birinin en yakın aile bireyi öldüğünde ilk önce ”kaç yaşındaydı?” diye sorar sonra ”bir hastalığı mı vardı?” diye devam eder nedenselleme sürecimiz.
Neden öldüğünü bulmak isteriz o kişinin zihnimizde. Yaşı gençse hastalığı sorgularız, yaşı varsa ise yaşlılıktan gitti deriz.
Yaşı varsa ölenin, ”İyi yaşamış asıl erken ölenlere ne demeli” deriz bazen de…
Ancak gidenin değil de en çok kalanındır acılar, yaslar.
Kalana sormalıyız; ”Annen öldüğünde kaç yaşındaydın?” diye.
İsterse 100 yaşında gitsin anne/ananene, onu kaybettiğin yaşın kadardır onun yaşı da.
Gidenin yaşı değil, kalanın onunla yaşadığı yıllardır acınacak, ağlanacak olan…
İlişki araştırmalarının öncülerinden Prof. Dr. John Gottman’ın uzun yıllara dayanan çalışmaları, evliliklerin geleceğine dair dikkat çekici bulgular ortaya koyuyor. Özellikle eleştiri, aşağılama, savunmacılık ve duvar örme olarak tanımlanan “Mahşerin Dört Atlısı”, evliliğin ilk yıllarında görüldüğünde erken boşanmanın güçlü habercileri arasında yer alıyor.
Araştırmalar, çiftlerin ortalama 6 yıl boyunca sorunlarıyla tek başına mücadele ettikten sonra profesyonel destek aradığını gösteriyor. Oysa bu gecikme, iletişim problemlerinin kronikleşmesine ve ilişkinin onarılmasını zorlaştırmasına neden olabiliyor.
Gottman’a göre ilişkilerde yaşanan çatışmaların yaklaşık %69’u çözülemeyen, ancak yönetilebilen kalıcı sorunlardan oluşuyor. Sağlıklı ilişkileri diğerlerinden ayıran nokta ise çatışmaların tamamen ortadan kalkması değil; çiftlerin bu farklılıkları saygı, empati ve etkili iletişimle yönetebilmeleri.
Erken fark edilen olumsuz iletişim örüntüleri ve zamanında alınan çift terapisi desteği, ilişkinin geleceğini önemli ölçüde değiştirebilir. Çünkü güçlü ilişkiler, çatışmanın hiç yaşanmadığı değil; çatışmanın sağlıklı şekilde yönetilebildiği ilişkilerdir.
Önerilen Okuma:
Gottman, J. M. (1994). What Predicts Divorce?; Gottman & Levenson (2002). Family Process; Gottman Institute Research
İnsanın kendisini sorgulamaya vakti kalmıyor,
Dışardaki art niyetli insanları sorgulamaktan.
Bu hayat insanlarla bir şey yapmak zorunda olan
İyi niyetli
Nörofarklı
İnsanlar için çok zor.
Sevginin çeşitlerinden en güzeli, kardeşçe sevmek.
Aşk yanında halt etmiş.
Çocukluğunda ve sonrasında ailenin sana yaptıkları için ya onları sonsuz bir döngüde suçlayabilirsin…
Ya da onların bunları sana yaparken, ne kadar zavallı olduğunu görüp kendine değil onlara merhamet edersin.
Maziyi sonsuza dek suçlayabilirsin, çözümsüz kalırsın.
Farkı kendin yaratabilirsin. Bırak zavallı aileni suçlamayı, onlar o kadar biliyorlar-dı…
Ne olursa olsun her zaman dost kalacağız diye sözler verdiğin herkesten vazgeçebiliyorsun
Çünkü sonunda insan hep kendisini seçiyor…
Yeni yolları…
Ya da bazen en sevdiklerin sana cebren bir yol seçtirtmek istiyor.
Ya o ya ben…
İşe yaramaz bunlar.
Ben bir kez yaptım o hatayı.
Çok sevdiğim bir kız arkadaşıma tokat attı sevgilisi.
Ona dedim ki:
”O çocuğa dönersen ben yokum.”
O da döndü. Ben de bir daha olmadım.
Ama şimdi geriye bakıyorum da, keşke olsaymışım.
Onu öyle zor zamanlarda yalnız bırakmasaymışım.
Tecrübe ile öğrendim,
En yakınını yokluğunla tehdit etmemeyi…
Oysa herkes sanıyor ki, bu bütün sorunları çözer.
Aşkı ve tutkuyu bile…
Yanılıyorlar…
Benim gibi yaşayıp öğrenene kadar.
Kimse kimseyi yokluğuyla tehdit edemez.
Akacak kan ne zaman durmuş damarda?..
Merak edilecek onca şey varken,
Ben senin ellerini ve ayaklarını merak ettim bir gece yarısı.
Hala afiyetteler mi?
Yerine göre güçlü, yerine göre şefkatli
Ve bol bol da benimler mi?
Kök aile ne tuhaf bir topluluk.
Seçimlerin onların isteklerine uymadığında
Yoksayan, uzaklaştıran, ve rest çeken?
Oysa insanın kendi kurduğu aile öyle mi?
Seni kendi seçimlerinle de destekleyebilenler.
Hem de çok insan lazım mı?
Seni senin seçimlerinle kabul edebilen 1-2 insan olduktan sonra,
Ay benimle olduktan sonra,
Yıldızın kuyruğuna çarpıyim demiş Orhan Kemal…
Astrolojiye inanmayanlardan olmak isterim.
Satürn döngüsünü bilmemek mesela.
Her şey “unlearn” edilebilir
Sakin ol, bu da geçecek ya hu,
En azından ya satürn döngüsü, ya da astrolojiye inancın…