Skinner’a hak vermek…

Lisans eğitimim boyunca Skinner’i beğenmedim, yargıladım. İnsanın bir de doğası vardır, her şey çevre ve davranış değildir, bir güruh bu adamın arkasından gitmiş , yazıktır dedim. Ve hep Biyolojik psikoloji akımından yolumu izledim.

Şimdi deneyimsel öğrenme ile – kısaca yaşamak sayesinde- hak veriyorum bu indirgemeci psikoloğa azıcık.

Kişi maruz kaldığı çevreyle fazlasıyla şekillenir- tamamen olmasa da.

Ve çevresini arar her yerde. Yumuşak koltuklarda büyüyen yumuşak koltuklarsız zor yapar. Türkülerle büyüyenler türküsüz zor yapar. Kitaplarla büyüyen kitapsız…

Pek basit bir denklem belki ama fazlasıyla da geçerli… İnsanoğlu sandığımız kadar adaptasyon kabiliyeti yüksek bir organizma/sistem değil ki. En fazla hadi 2 standard sapma yükselsin bildiğinden. Yok 3 standard sapma yükseğini yapan, var mı?

Herkes alıştığını arar. Ve bir Türk atasözü gelir aklıma

Alışmış kudurmuştan beterdir, diye.

Öyle işte.

Ailenin verdiğini ararsın ömür boyu. Ya da birazcık daha iyisini. Ama asla en iyisini değil.

Yorum bırakın