
Her geçen yıl; aileye, sevgiye, saygıya ve dostluklara balta vurmaya devam ediyor.
Bunu 19. yüzyılın imza isimlerinden Avusturyalı psikiyatrist ve psikolog Alfred Adler’i okurken tekrar farkettim.
Adler kitabında bir insanın bir insana ilgi ve yakınlık duyuyorsa, o ilginin gerektirdiğü bütün özelliklere sahip olması gerektirdiğini yazmış. Bunlar şöyle:
“Dürüst olmalı,
İyi bir arkadaş olmalı,
Sorumluluk duygusu taşımalı,
Sadık ve güvenilir olmalıdır.
Böyle bir aşk ve evlilik yaşamını kuramamış bir insanın, hiç değilse bu noktada yanlış yaptığını kavraması gerektiğine inanıyorum. “
Bunu 1913 yılında basılan kitabında yazıyor. 111 yıl önce yazmış Adler. (1913 yılında basılmış ”cinsiyetler arasında işbirliği” kitabı).

Elbette o zamanlarda da vardı sorunlu ilişkiler fakat şimdiki gibi alanında uzman psikologlar o zamanlar ”birbirinize karışmayın, geniş geniş alanlar verin, aldatmalar tam evlilik öncesi doğaldır, evlilik telaşı insanları aldatmaya yönlendirebilir, bunlar çözülebilir, affedilebilir” demiyorlar…
Hem Avrupa’da hem de Amerika’da şimdi durum böyle. Yıl 2024.
Hem Amerika hem de Avrupa’da bulunan Enstitülerden bizzat çift terapisi eğitimleri aldım ve farklı ekollerin eğitimlerini almaya devam ediyorum.
Maalesef, durum Alfred Adler ve onun gibi düşünenler için pek iç açıcı değil.
Aldatılmayla gelen danışanlarımıza bunun çözülebileceğini ve tekrar ateşkesin sağlanabileceğini söylememiz gerektiğini öğretiyorlar bize.
Aldatmanın dahil olduğu ilişkilerde, ilişkinin devam etmesinin her iki kişinin de özsaygısı için zararlı olduğunu düşünen nadir çift terapistlerinden biri olarak, aldatılmayı duyduğum terapi seanslarını aldatılan kişiyi güçlendirmeye odaklandırarak bireysel bir terapiye çeviriyorum.
Artık orada bir çift göremiyorum.
Kandırılan ve sayılmayan bir eş görüyorum.
Bu eşin kendi değerini hatırlaması ve dayanak olarak kendine olan sevgisi ve saygısını oluşturmasında destek oluyorum.
Bizim terapi eğitmenlerimize gelince, aldatılan çiftlere bunun onarılabilir olduğunu söylüyorlar.
Ve gördüğüm kadarıyla kendileri de bunun gerçekten onarılabilir olduğuna inanıyorlar.
İnsanın travmaları dahi onarılır da, sevdiği ve hayatını paylaşmak istediği kişinin ona sırtını dönmesi, kandırması, üstüne başka bir kişiye duygusal ve cinsel hisler geliştirmesi…
Hakikaten onarılabilir mi?
Bu bilgi hafızadan silinebilir mi?
Doğal karşılanabilir mi?
Yeni akıma göre: evet.
Mutfakta süt döken çocuğa bağırmak yerine o sütü yerden silmeliyiz diyorlar. Bu örneği veriyorlar.
Ben dinlerken içimden müstehzi bir şekilde gülüyorum. Ancak onlara göre ”epey gerici” gelecek bu fikirlerimi bir süre dillendirmiyorum.
Sonuçta onların ticaretini ve reklamını bozacak olan bu fikrim, onları içten içe erdemsiz dahi hissettirebilir. İnsanları, hele hele alanında ”uzman” olanları, etik olmayan fikirleri için eleştirmek genelde her daim karşı saldırıyla sonuçlanır.
Oysa ben onları çoktan ”sevgiye” olan saygımla içimde hiç ettim. Onları düzeltmenin namümkün olduğunun da farkındayım.
Aldatan çiftlerle ilgili düşünceleri perde arkasında sadece şu:
”Eğer siz birbirinize hala değer vermeseydiniz bunca şeye rağmen gelip bana size destek olmam için bunca para da dökmezdiniz.”
Evet, böyle söylüyorlarmış içlerinden. Biraz alayla, biraz da üstten bakan bir tavırla aralarında bir ticari koalisyon oluşturmuşlar.

Şimdi, onlara göre, onlardan biriyim.
Para için, ticaret için, insanları yolmak için…
Ama hiç de onlardan değilim.
İnsanların ruhlarını, öz saygılarını ve hepsinden de öte;
Sevgiyi…
Aşkı…
Aileyi…
Böyle ayaklar altına alamam…
Para her şekilde kazanılır.
Toplumun faydası için kazanmak tercihim.
Bir tek cebini düşünenler bu kadar fazla oldukça,
ne toplum,
ne aile,
ne de birey bulamaz huzuru.
Kıssadan hisse,
Size dürüst olmayan,
Hele hele sizi aldatan
Adamları ve kadınları
Hayatınızda tutmayın!
Paranızı da aldatana değil, aldatmayacak olana harcayın.
Çift terapisine aldatılmayla gitmeyin…
Hiç kimse aldatılmayı haketmez.
Çünkü kimsenin bir kopyası daha yoktur…
Sizi ÖZEL ve TEK hissedirecek insanı beklemeniz dileğiyle…
Uzm. Nöropsikolog Pınar Ş.
