Savaştığım iyilik…

Kader yolum mu? Yaradılış sebebim mi? Yoksa sevgiye olan arlanmaz inancım mı?

Kötü olacağım dediğim her cümlenin ardından iyiliğe koşar adım niçin gidiyorum?

Kötü olmalıyım, biliyorum.

Şimdi aklımda, teyzemin kızı.

Neden hala onu düşünüyor, iyiliğini istiyor, üzülmesin istiyorum?

Neden içimde hala onu seviyorum?

Bir tarafım iflah olmaz bir şekilde inanıyor,

Zor hayatı onu bu hale getirdi,

Hemen savunmaya geçmek için hazır ol da…

Sözleri genelde kırıcı, yaralayıcı ve atakta…

Ama neden kalpten kızamıyorum ona?

Neden kalpte sevebiliyorum dilinde biten onca acı lafa rağmen?

Geçmişimiz pek derin sayılmaz,

Benden hep büyüktü…

Kızlarını severdim çocuk idim.

Annesinden çocukken çok korkar,

Ergen olur olmaz ise delicesine severdim.

O hep uzaktaydı. Annesi ve kızları daha yakınımdaydı.

Hep onun parçalarını seviyordum.

O uzaktaydı.

Tanımazdım pek.

Az buz gördüğüm çocuk gözlerimde neşeli kahkahalı bi kadındı.

Şimdi de hala sesi kulaklarımda,

Anlattıklarımı dinlerken hmmm yapardı, tatlı bir sesle.

İşte kabullenemiyorum onun bana karşı art niyetli olacağına.

Ben de olamıyorum ki ona.

Sadece uzak duruyorum, çocuklugumda oldugu gibi.

Onu tanımak, kendime bakmak gibiydi bazen.

Bazense üzülüyordum,

Neden hep parmak uçlarında yürüyor?

Neden hep kendini korumaya nazır?

O zor bir insan…

Her cümlenin altında bir bit yeniği arıyor.

Onlar dost kalmak zor iş.

Ama uzakta bile olsa,

İyi olsun hep…

Olur mu?

Deze gızı…

Yorum bırakın