Geçen hafta Balıkesir’de Edebiyat sohbetleri adı altında Yaşar Kemal incelemesi yapan birkaç akademisyen toplanıp bir kafede panel düzenlediler. Dinlemeye gidenler arasında amcamın eşi vardı, onun yanında oturup dinlemeye çalışıyordum. Bir ara, bir inşaat işçisi yengeme yaklaşıp konuşmacıya ve dinleyiciye de saygı duymadan yengeme seslendi: “Abla, bir din hocası gelse konuşma yapsa bu kadar kişi gelir mi, hey hey’’ dedi Edebiyat dinleyicisini ‚dinsizlikle suçlarken onları aynı zamanda da bilinçsizlikle de eleştirmekti derdi.
Hoca konuşunca bir topluluk neden yok kafelerde, ama bir sanat paneli bunca kişiyi topluyor? Kendi içinde dini bütün olmakla kendini tanımladığını düşündüğüm bu kişi, din hariç konuşmaları değersiz bulmakla kalmıyor, bir de bunu dinleyenleri hor görüyor.
„Hoca olsa gelmezdiniz ama…“ diyor.
Din sohbetlerine kimse gelmez. Vaazları dinlemezler ama.
İşte böyle dinsiz imansız ve buna bağlı olarak da yolundan çıkmış bir insan sürüsüydük biz onun gözünde.
Benim gözümde bu cümleyi kurduktan sonra onun ne olduğunu o asla bilemedi.. Bunu merak dahi edecek kadar kendi dünyasından çıkamamıştı zaten.
Uzm. Nöropsikolog Pinar S.
